DSİ’de meydan gelen benim garipsediğim ve bir sekretere yakıştıramadığım olaydan sonra gelişmeler yaşandı.
Bugün sizlere bu gelişmelerden bilgi aktarıp DSİ’nin sekreterinin beni nasıl yalancı çıkardığını, Bölge Müdürünün ise o sekretere inanıp tıpkı sekreter hanım gibi beni yalancı yerine koymasını siz kıymetli okuyucularımla paylaşmak ihtiyacı duydum.
DSİ’de yaşadığım olayla ilgili daha önce yine bu köşe yazısında dile getirdiğim konuyu öncelikle hatırlatıp kaleme aldığım yazıyı buradan öncelikle aktarmak isterim.
Yazım aynen şöyleydi.
“Sekreter, bağlı bulunduğu yöneticinin telefon görüşmelerini ve kabullerine ait hizmetleri yürütür.
İkinci madde üzerinde biraz duracak olursak. DSİ 6. Bölge müdürlüğüne sabah saatlerinde telefon eden vatandaş, DSİ Genel müdürlüğünden gelen bir arkadaşı ile ziyaret edip hayırlı olsun diyeceğini iletmek için arar telefonda (Sözde) bir sıkıntı olduğu söylenir ve telefon kapatılır.
(Mesai içinde mesainin ilk başlama saatlerinde telefona 0322 459 05 90 da Makamdaki sekreter değil bir başka görevli cevap verir)
Kişi yanındaki arkadaşı ile tahminen saat 11.30 gibi Bölge müdürlüğü makamına gelir.
Sekreter hanım beklenilmesini söyler.
Beklenir, sonra bölge müdürü ile görüşülür.
Ve makamdan ayrılacağı saatte kişi bekleme odasında az beklemek ister.
Sekreter Hanım saat 11.50 (Tahmini, 11.50, 11.55) olmasına ve bölge müdürünün makamdan ayrılmamış olmasına rağmen ‘dışarı çıkarmışınız mesai bitti’ der. Kişide sekreter hanıma kovduğunuz için teşekkür ederim der oradan ayrılır.
Her ne kadar sekreter hanım ben kimseyi kovmadım dese de “Dışarı çıkarmışınız mesai bitti demesi” sizce ne manaya gelir.
Emekli olan (Veya emekli olacak bir personeli ) İddia o şekilde ki, kendi personelini bile bölge müdürü ile görüştürmeyen bir sekreter ile çalışıyor ve çalışacaksınız.
Kişinin öğrendiğine göre sekreter hanım tam 14 yıldır bu görevde imiş. Bölge müdürleri değişmiş ama bu hanım hiç değişmemiş..
Müdür bey sizin yeni geldiniz, tabir caizse böyle bir olayı kucağınızda buldunuz. Ama bu hanım efendi bir misafire karşı bu sözü nasıl söyler?”
Evet, yazdığım yazı bundan ibaretti.
Vali Yavuz Selim Köşger Beyin ilimizden ayrılışı nedeniyle düzenlenen veda yemeğinde DSİ 6.Bölge Müdürü Mehmet Akif Kaygusuz ile karşılaştık. Müdür Kaygusuz’a o yemekte ‘Efendim, beni tanıyor musunuz?’ dedim.
Aldığım yanıt ‘evet’ oldu. Ve ‘Sekreter Hanım sizi kovmamış’ diyerek de ekledi.
Müdür Kaygusuz’u arıyorsunuz.
Telefonu meşgule atıyor.
Geri dönüş yapmıyor. Beni dinlemeden, dikkate almadan, görüşmeden böyle bir karara varıyor.
Kusura bakmayın ama müdür bey, biz maraba değiliz!
Makamdan kovulan ben, yalancı çıkan ben. Haklı çıkan sekreter hanım ve ona inanıp bizi de yalancı yerine koyan müdür bey!
14 yıldır sekreterlik yapan arkadaşımızın referansları kuvvetli olunca müdür bey de sanırım ona inanmak zorunda kalıyor.
,Yaptığı kötü bir hareketi, güzel bir olay gibi göstererek olayı kendi lehine çevirebiliyor.
DSİ’de neden sıklıkla bölge müdürlerinin değişip sekreter hanımın değişmediğini şimdi daha iyi anlıyorum.
DSİ Bölge Müdürü Mehmet Akif Kaygusuz’a küçük bir hatırlatmada bulunmak isterim.
Siz ve sizin gibi idarecilerin maaşlarını biz halk yani CUMHUR olarak veriyoruz.
Bizim vergilerimizle toplanan paralardan maaş alarak o makamları işgal ediyorsunuz.
Yargısız infaz yapmak hele hele benim gibi yıllarını imamlık yaparak geçiren bir kişiyi yalancı yerine koymak sizi hiç ama hiç yakışmadı.
Doğru olan benim de bu konudaki ifadelerimi beni dinleyerek kararınızı öyle verseydiniz.
Hoş, sizin vereceğiniz kararın da artık bir önemi kalmadı.
Size müdürlük makamında kolay gelsin diyorum. Umarım bir başka konuda sekreter hanımın biz halka, yurttaşa yönelik yaptığı veya yapacağı olumsuz tavır yüzünden yeniden böyle yazılarla karşı karşıya kalmazsınız!
