SOĞUK, YAĞMUR VE ÇAMURA RAĞMEN
Zaman, akar mı..?
Zaman , dururmu..?
Zaman , içinden mi geçilir ?
Bunun cevabını siz düşünün ama zaman ne hızlıdır ne yavaş getireceğini getirir.
Önemli olan bu zaman içinde hangi makamda nerede iseniz gönül kazanıp gönüle girebilmek önemlidir.
Gayeniz , niyetiniz gönül ve gönüle girmek ise, bunu becerirsiniz becerenlerde hep kazananlar olmuştur.
Nasıl mı kazanılır..?
Gönül, Allah’ın “Nazarğahım” dediği insanın gönlüdür.
Aklını , kalbini, gönlünü vicdanını insanlık için seferber edenler kazanır ve kazananlardan dır.
Hayatını tümüyle başkalarına adayamazsın ama elinde olan imkanlar dahilinde özellikle garip gurabaya yardımcı olmalı insan.
Zaten bu Adana’lı çok zor durumda kalmazsa bir şey istemez.
Adana’lı Allah’ın adamıdır.
İster ama sonucu Allah’a bırakarak tevekkül eder.
Tevekkül etmeyen kaybeder çünkü,
O kişi ve kişilere Şeytan vesvese vererek günah işlemeye davet eder,
Hemen nefsi ortaya koyar, Bu vesileyle, Kibir, gurur, kendini büyük görme ve karşısındaki küçük görme hasletleriyle bu şekilde günah işletir.
Bu kendini üstün görenler Dünya’da Hoş görünerek kendilerine hizmet edilmesini severler.
Her insan gül bahçesinde büyümüyor.
Ama gülün yanında olanlar onun kokusundan faydalanıyor.
Yazımın başlığı neydi..?
Soğuk, yağmur ve çamura rağmen.
Evet bir Ramazan Akşamı İftar programı için davet edilmiştim.
O gün hava soğuktu, yağmur yağıyor hatta hiç durmuyordu.
İçimde bir kıpırtı vardı gideyim mi gitmeyeyim mi diye.
Davet sahibi biri İHL’den okul Arkadaşım Av. Adem Sağlam bir diğeri ise Bir dönem Bakan yardımcılığı yapan Av. Mehmet Sağlam’dı, Sağlam ailesi her yıl bu programı merhum Babaları Hacı İsmail Amcanın ölüm yıl dönümünde i yapıyorlardı.
Davet yeri Baba ocağında e yapılacaktı, ama hava soğuk ve yağmurlu idi. Daha sonra bu davet üzeri kapalı olan Pazar yerine çevrildi.
İkindi namazını davet yerine yakın bir Camide kıldım oradan davet yerine geçtim, İmkanlar dahilinde tedbir alınmıştı.
Allah var içimden bu soğukta ve durmayan yağmurda katılım az olur sanmıştım ama yanıldım, inanın her yıl yapılan insan sayısından fazla davetli gelmişti.
Hatta Mehmet Sağlam bir ara aile şunu düşün dük acaba iptal edelim mi diye, ama etmedik dedi.
İyi ki, etmemiş bu vesileyle bir çok arkadaşımızı ve sevdiklerimizi gördük.
Yine Soğuk ve yağmurlu bir havada bir mesaj geldi Ak Parti İl Başkanı Tamer Dağlı’nınn Annesi Gülcan Dağlı vefat etti.
Buruk mezarlığına İmamoğlu’nda bulunan programımı keserek Buruk mezarlığına geldim.
Ya bu ne kalabalık..?
Yağmura, çamura rağmen kişi ve kişiler oradaydı.
Şimdi bu insanları iftar ve cenazeye getiren neydi..?
Gönüle girmek değil mi.?
Ben bir çok siyasetçinin , zenginin cenazesinde imkanlar dahilinde bulundum, şunu gördüm gönüle girenler her zaman kazanıyor.
Yok, yok , gönüle girmek te öyle kolay olmuyor..
Gönülde kalmakta öyle değilmi..?
Gönüller silahla değil, sevgi ve yüksek gönüllülükle yenilenir.
Gönül sevgiliyi bulmuşsa, kuru dal bile çiçek açar.
Gönül kırmak, onarılması güç bir yara açmaktır. Gönlü onarmak ise bazen tek bir tatlı söze, bazen de içten bir davranışla mümkündür.
Hayatta en zarif duruş, kimsenin gönlünü incitmeden yaşamaktır.
