Gündem nedir diye soracak olursak, bir görünen tarafı vardır.
Birde görünmeyen tarafı…
Görünen tarafta her şey güzel.
Görünmeyen tarafta ise durum öyle mi?
Evde kavga var ama misafir geldiğinde o kavga geçici olarak rafa kalkar.
Sosyal medya gündemi başka vatandaşın gündemi başka.
En çok dertlenilen konu ise hayat pahalılığı.
Düzen yok, pazarda bile esnaf kendi arasında anlaşıyor kafasına göre satıyor malı diyor vatandaş.
Bir tane pazarda zabıta göremiyorsunuz.
Hakikaten nerde bu zabıtalar?
Zabıta amirleri, daire başkanları akabinde belediye başkan yardımcıları ve belediye başkanları nerde?
Hangi malın kaça satıldığı belli değil, bir etiket yok.
Semt pazarlarında beş, on km aralıklarla bile değişen fiyatlar.
Kontrolsüz vergi denetimi…
Bir zamanların vergi denetim memurları sanki esnafın üzerinde baskı ile Azrail kesilmişlerdi.
Şimdi esnafta o günlere gerimi dönülüyor endişesi.
Köyde yaşayan çiftçi halinden memnun değil.
Buğday fiyatları açıklandı, fiyat memnun etmedi Adanalı çiftçiyi.
Geçen yılın mağduriyeti bu yıl telafi edeceğini düşünen çiftçi bu senede hayal kırıklığına uğradıklarını anlatıyor.
Buğday fiyatı için sonra verilecek miktara da eleştiri var.
Densin ki fiyat şu, ona göre hareket ederiz deniyor. İktidarın seçimde sandıktan kazasız çıkması için ve çıkmanın yolu ekonominin biraz vatandaşı rahatlatması lazım.
Birçok seçmen AK Parti’ye oy veriyor ama kırgınlığını da beraberinde söylüyor.
Bu kırgınlığı etkili ve yetkililer gidermesi lazım.
Bu nasıl olur?
İşte bunu etkili ve yetkili kişi ve kişiler düşünecek.
XXX
İktidar partisinin seçmeni kırgın ama muhalefet ise tabir caizse kendi ayağına sıkıyor.
Kendileri ile uğraşmaktan muhalefet yapmaya zaman ayıramıyorlar.
Dün yapılan belde belediye başkanlığı seçiminde bu açıkça görüldü.
Genel başkanın bizzat gidip oy istediği beldeler muhalefete değil iktidara seninleyiz dedi.
Bu parti içi çekişmeden muhalefetin bir an kurtulması lazım.
Muhalefet olması lazım.
Hele birde iyiye iyi diyen, kötü için yönlendirme yapan muhalefet olması lazım.
Bir genel başkan olayında muhalefet tabir caizse darma dağın oldu.
Bir abi çıkıp bu konuyu halledelim demedi.
Ama şöyle önceki dönemlere baktığımız zaman muhalefet partileri birçok zorluğa rağmen muhalefetin düştüğü duruma düşmedi.
Mesela bir zamanlar Refah Partisi kapatıldı, Merhum Necmettin Erbakan “Direneceğiz” demedi, kendini odaya kapatmadı.
Daha sonraki dönemlerde ise belki birçoğunuz hatırlayacak Fazilet Partisi kapatıldı, Merhum Genel Başkan da partinin kapısını kilitlemedi.
Partiden içeri kimse giremez demedi.
Yapılan bu olaylar içlerine sinmedi, üzüldüler belki kırıldılar ama verilen karara uydular, taşkınlık yapmadılar.
Ama muhalefet partisinde kişi ve kişiler ne yaptı?
Partide eşyaları kapı önüne yığdılar. Kendilerine verilen emri yerine getirmeye çalışan polise müdahale ettiler. Partide çeşme suyu ile şov yaptılar.
Polisin partinin kapısına dayanmak zorunda bıraktılar.
Ve bu olaydan da pişmanlık duymadılar.
