Ana Sayfa Genel, Manşet 14 Ağustos 2026 8 Görüntüleme

HUTAME NEDİR?

Hümeze süresi insanları arkasından çekiştiren, ayıplayan, yüzlerine karşı dil uzatan ve mal biriktirip onu saymayı adet edinen kimselere yazıklar olsun. Malının kendisini dünyada ölümsüz kılacağını sanıyor hayır malı kendisine fayda vermez mutlaka o Hutameye atılacaktır. Hutamenin ne demek olduğunu bilir misin? Allah’ın tutuşturulmuş ateşidir onun acısı yüreklere kadar çöker o Ateş onların üstüne kapatılacaktır.

Evet, bahsedilen  *Hümeze Suresi* Kur’an-ı Kerim’in 104. suresi. 9 ayet. İsmini 1. ayette geçen “hümeze” kelimesinden alıyor.

Ayette bakınız ne bahsediliyor.

*1.* Arkadan çekiştiren, yüze karşı eğlenen her kişinin vay haline!

*2.* Mal toplayıp onu sayan,

*3.* “Malım beni ebedi yaşatacak” diye düşünen kişi.

*4.* Hayır! Andolsun ki o, Hutame’ye atılacaktır.

*5.* Hutame’nin ne olduğunu sen bilir misin?

*6.* O, Allah’ın tutuşturulmuş ateşidir.

 

*7.* O ateş ki kalplerin ta içine işler.

*8.* Şüphesiz o, onların üzerine kapatılacaktır.

*9.* Uzun sütunlarda.

Hutame nedir?

*Hutame*  “Kırıp parçalayan, her şeyi yiyip bitiren” demek.

Cehennemin 7 katından birinin adı. Ama burada sadece “yerin adı” değil, aynı zamanda “özelliği” anlatılıyor.

  1. ayette söylendiği gibi: *”Allah’ın tutuşturulmuş ateşidir”*. Normal ateşten farkı, sadece bedeni değil, *kalplere kadar işleyip yakması*. Yani dünyada insanları kalbinden yaralayan gıybet, alay, dedikodu yapanların cezası da kalplerine işleyecek.
  2. Ayetteki “uzun sütunlar” da oradan çıkışın olmayacağını, cezanın sürekli olduğunu anlatır.

Surenin ana mesajı 3 şey:

  1. *Dil günahı*: Gıybet, alay, arkasından konuşma, yüzüne karşı laf atma
  2. *Mal hırsı*: Mal biriktirip saymayı marifet sanma, onunla övünme, “bana yeter” diye düşünme
  3. *Dünya aldanışı*: Malın insanı ölümsüz yapacağını sanmak

Kısaca: İnsanları küçük gören, malıyla böbürlenen ve ahireti unutanlar için çok sert bir uyarı.

Bu sureyi okumak genelde insanın kendini muhasebe etmesi için çok etkili olur. Dilimize ve niyetimize çeki düzen vermeyi hatırlatıyor.

Kur’ân-ı Kerîm’in indirildiği hâliyle korunmuş olduğunun delilleri nelerdir?

1} Kur’ân-ı Kerîm, Yüce *Yaratıcı’nın kıyamete kadar gelecek bütün insanlara indirdiği son ilahî mesajıdır.* O, bu yüce kelâmı indirmiş ve koruyacağını bizatihi şu âyetiyle ifade etmiştir: “Şüphesiz o zikri (Kur’ân’ı) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz.” (el-Hicr, 15/9). Bu ilahî beyan, onun indirildiği hâliyle korunmuş olduğunun müminler için en büyük güvencesidir.

2} Nitekim bu ilahî muhafazanın bir gereği olarak Kur’ân-ı Kerîm inzâl olmaya başladığında bir taraftan yazılırken diğer taraftan da ezberlenmiş; özellikle namazlarda olmak üzere sürekli okunmuş, ayrıca Müslümanların inanç, ibadet ve sosyal hayatlarına kaynaklık etmiştir.

3} Kur’ân-ı Kerîm, ilk indiği andan itibaren Hz. Peygamber ve bazı sahâbîler tarafından tamamen, diğerleri tarafından da kısmen ezberlenmiştir. *Kur’ân-ı Kerîm bu şekilde ezberlenerek ve yazılarak nesilden nesile* yalan üzerinde ittifak etmeleri mümkün olmayacak şekilde *çok kişi tarafından günümüze kadar nakledilmiştir*.

4} Hz. Peygamber (s.a.s.) zamanında çeşitli malzemeler üzerine yazılmış olan Kur’ân âyet ve sûreleri onun vefatını müteakip Hz. Ebû Bekir (r.a.) döneminde komisyon tarafından bir araya getirilerek bir Mushaf oluşturulmuştur. Hz. Osman döneminde de diğer bir komisyon tarafından bu ilk Mushaf esas alınarak çoğaltılan Kur’ân nüshaları Mekke, Kûfe, Basra, Şam, Bahreyn ve Yemen’e gönderilmiştir.

5} Bu dönemden sonra Müslümanlar, bu nüshalara göre pek çok Kur’ân nüshası yazmış ve *Kur’ân-ı Kerîm hiçbir değişikliğe uğramadan günümüze kadar gelmiştir.*

6} Elimizde bulunan en eski Kur’ân nüshaları ile günümüzdeki Mushaflar arasında herhangi bir fark bulunmaması da bunu göstermektedir.  (bkz. Maşalı, “Mushaf”, DİA, 31/242-Dia” Diyanet İşleri Başkanlığı

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.