(Mehmet Özler Yazdı)
Toplumun en fazla etkilenen kesimdir gençlik. Bu nedenle gençlerin üzerine özellikle eğilmemiz lazım. Gencin arkadaşı kitap olmalı. Gencin arkadaşı okumak olmalı. Asıl kazanç kitaptadır. Asıl kazanç okumaktadır.
İşte böyle olan genç ve gençler verimli bir ömür geçirir. Gayretli, edepli gençlerin çalışmaları fitne ve fesat ateşini söndürecektir. Bugün toplumun her kesiminde inanın bir sıkıntı var. İnanç yönünde sıkıntı var.
Öyle sözde Müslüman var ki, Adam ilk defa onu görse Müslüman olmaktan vazgeçer. Ya birde İslam’ın içinde olduğu halde Müslümanca yaşamayan, hemen akabinde benim kalbim temiz diyenler.
İşte sıkıntı burada başladı ve bu sıkıntı devam ediyor. Maneviyattan kopuşun sancılarını yaşıyoruz. Sınır tanımayan bir ahlaki erozyonun içine hızla sürükleniyoruz. Gençler arasında dekolde sınırları zorlanıyor. Mahremiyet sınırı altüst olmuş durumda. İnanın bu konuda en çok üzülünen konu ise.
Müslüman ailelerinin gençlerinin daha çok bu konu içinde olması. Bir başka ifade ile şunu yazalım isterseniz. Bu olayın bu erozyonun muhafazakâr ya da dindar kimliğiyle bilinen alanlara da sızmış olmasıdır. Ve üzücü tarafı ise hızla yayılmasıdır.
***
Genç gelecektir. Genç ve gençler istikbale açılan kapıdır. İşte bu gençler, gençlerimiz başkalarının kurbanı olmamalı. Gençlik dönemi, gençliğin ilke kodlarının yapılandırıldığı dönemdir.
Duygu ve değer tohumlarının atıldığı dönem bu dönemdir. Çocuklukta ekilen tohumlar gençlikte meyve vermeye başlar.
Onun için bu dönem de, anne – babaya, eğitimciye sana bana tüm topluma önemli sorumluluklar düşüyor. Neden Müslüman halka gayri ahlaki anlayışlar ve yaşam tarzı empoze ediliyor.
Buda hemen yine Müslüman kesimde kabul görüyor. Hayâ imanın temelidir. Edep imanın temelidir. Ama buna rağmen Müslüman kesimde neden Modernlik adı altında genç dimağlara çeşitli utanmazlıklar sunuluyor, edepsizlik sunuluyor.
Neden iffet yok edilmeye çalışılıyor. Müslüman kesimde ise neden bu kabul görüyor. Tehlike çanları çalıyor arkadaşlar. Geleceği bu kötülüğe bırakmamak lazım. Kediye ciğeri emanet etmemeliyiz.
***
Sokakta, düğünde aman Allah’ım ne görünüyor. Ya dijital mecrada neler görünüyor. Burada görülen manzarada ne kadar ciddi bir kimlik krizine şahit oluyoruz. Sözde tesettür.
Sözde diyorum çünkü özünde sadelik yok. Sözde diyorum çünkü özünde mahremiyet yok.
Peki, nemi var?
Yapılmış makyaj, hatta o kadar ileri gidiliyor ki, dışarıdan hemen aşırı olduğunu fark ediyorsunuz.
Gösteriş ve lüks tüketim. Sokak ortasında Müslümana değil tüm insanlığa yakışmayan uygunsuz davranış hareket ve bunun adına da flört demişler. Bakınız bir yazar ne diyor?
“İmajın olduğu yerde takva yok, takvanın olduğu yerde imaj yoktur”
***
Ey insanlar, arkadaşlar, anne babalar, gençler gelin yanılmayalım. Hayat sadece buradan ibaret değil. Günde kaç tane insanı öbür dünyaya gönderiyoruz. Birileri ölüyor ama hemen akabinde birileri de doğuyor.
İşte bari o doğanlara sahip çıkalım. Bu yazıyı okuyan arkadaşlar özgürlük sınırsız değildir. İslam dini İnsana ölçü koyuyor ve sınır belirliyor.
Bu sınır, yemede, içmede, giyimde kuşamda, ahlaktan edebe, ibadetten ölüme kadar her alanda bir sınır vardır. Çünkü biz Müslümanız. Allah’a teslim olanız.
