Ana Sayfa Genel, Manşet 16 Eylül 2026 1 Görüntüleme

MÜFTÜ HOCA VE VATANDAŞ

Adana’ya bir Müftü geldi ve gitti.

Müftü Beyin geldiği ilk gülerdi STK’dan sorumlu başkan yardımcısı ile hem hoş geldin diyelim hem de yeni görevini hayırlamıştık.

Müftü bey geldiği Maraş’ta çok güzel işler yaptığını bir üst düzeyde siyaset yapan kişinin kendisine çok destek olduğunu ve başkan yardımcısına da destek olursa birçok hizmet yapacağını söylemişti.

İlk günden isteği desteği aldı mı almadı mı kendisi bilir herhalde.

Adana’ya  çok hizmet yaptığını ben görmedim.

Vaazlar verdi merkez camiinde her vaazında beş, on bazen başka dakikalarda vaazı ezan saatinden geriye sarkıttı göreve gidecek cemaat arasında görevliler ile sıkıntı yaşandı.

Vay sen önce gel vaaza başla, cemaat yok veya az, seni görevin değil mi cemaati camiye çekmek.

Olay bu hale niye geldi?

Ben bir köşe yazısı yazdım.

Yazımda Osmaniye Şehir Hastanesindeki mescit ile Adana İl Müftülüğündeki mescidi kıyasladım.

Şehir Hastanesinde mescidin yeri o kadar ferah, havadar ve manzaralı ki (Şimdi hemen itiraz etmeyin manzaraya yani her tarafı açık) insanın namazı huşu ile kılıyor.

Adana İl Müftülüğündeki mescit en zemin katta birde çatı katta var.

Ama binanın diğer bölümleri ile kıyasladığınızda en son model yapılan bu binada mescidin yeri (Allah’ın evi) daha güzel odalarda olması lazım değil  mi?

Müftü Beyin Adana’daki en yakın arkadaşlarından Reklamcı (KB) bu yazıdan sonra bana müftü beyi bir ziyaret edelim bir kahvesini içelim dedi.

Bende İl Müftülüğüne yakın bir yerde olunca reklamcı beyi aradım ben dışardayım sen geç dedi.

Bende  bir  vatandaş olarak o kadar safım ki, iyi niyetle gittim.

Biraz bekledikten sonra içeri alındım.

Selamdan sonra müftü hoca hırçın bir şekilde bu yazıda, yalan,  hakaret, iftira var dedi ve gerekeni yapacağım. (İki Kişi daha var odada daha sonradan öğrendim ki, kişiler il müftü yardımcıları imiş)

Yalan yoktu, şu an bile mescit aynı yerde.

Hakaret yoktu, bu bina bu müftü bey zamanında yapılmamıştı. İftira yoktu, çünkü yazının hiçbir yerinde müftü hocanın ismi geçmemişti.

Ama o bana vatandaşa, meslektaşına hakaret etti.  (Bende yirmi sene Diyanet’te çalıştım).

Bundan sonra ben bu yaştayım senin yaşın kaç dediğinde yaşının  “Yirmi Dört”  olduğunu söyleyerek hem dalga geçti hem de beni küçümsedi.

Ha bu arada Adana’daki Avukatı (Ü.F)  aradı.

Bende gerekeni yaparsın dedim, gerekçe ise sen yukarıda bulunun mescidi yazmamışsın dedi.

Ben kardeşim ben bu binada mescit yok demiyorum ne yazıyorum?  Mescidin yerinin binanın şartlarına göre uygun değil yazdım.

Bir başkası ise beni tehdit eder vaziyette bu Müftü çok kuvvetli kaç tane vekil arkasında,    Yani kısaca o büyük adam biz ise maraba.

Yine Ömer Çelik Bakanın taziyesinde  bende cenazede  Kur’an okuyacağım.

Yanında bulunan görevliye bana mikrofonu verdirmemesi.

Yardımcısının bir taziyeye gideceğini söylediğinde ben gittim senin ne işin var diyerek yardımcısına bile değer vermemesi.

Barış Gazetesi Sahiplerinden Özcan Aladağ’ın ve ailesinin şu an Ankara Müftüsü Hasan Çınar döneminde Kozan Mezarlık Camiinin yanında bulunan arsayı Diyanet Vakfına vermesi. Daha sonra Kozan Mezarlığının dolmasından dolayı cenaze namazlarının cadde üzerinde kılınmasından dolayı Aladağ ailesinin geçici olarak bu verdikleri yerde cenaze namazı kılınmasına müsaade etmemesi. İnanın bu kadar müftü hoca  ile şahsımın olay yaşamasına rağmen böyle bir yazı yazmayı düşünmüyordum.

Ama müftü efendi  de öyle bir kin, kibir gurur var ki, bundan hiç geri atmıyor.

Beni küçük görmeye devam ediyor.

Adana Kıvanç İmam Hatip Lisesinde üniversiteyi kazanan öğrenciler için uğurlama programına katılmak için okula gittim.

İlin üst düzey bürokratları da vardı, otururken bir süre müftü hoca geldi ben bu kadar yaşanan olaya rağmen makamına saygıdan dolayı ayağa kalktım.

Bu saygıya rağmen Müftü hoca yanımdakilerle tokalaştı ama beni atladı.

Hani İslam’ın   hoşgörüsü nerde?

Demek ki, Müftü beyin özü ile sözü, vaazı ile yaşantısı aynı değil.

Ben program içinde erken ayrıldım.

Daha sonra kısmen program sahibi olan STK Başkanına (Ş.V) telefon ettim.

Yapılan dan dolayı haklısın abi dedi.

Müftü bey, bir reklamcı ve avukat (Şahsi Avukatı )  le bu şehre hizmet veremez gönüllere giremezsiniz.

Benim aklımda her bunlar kalacak bir meslektaşım hakkında..

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.