(Özcan Aladağ yazdı)
Yönetmek adına yetki verilen gerek merkezi yönetimin temsilcileri, gerekse de yerel yönetimin temsilcilerine kendi adıma ‘Yönetici’ derken zorlanıyorum. ‘Böyle yönetici olmak’ kolaycılıktır diyerek bu tür yöneticilere ‘adı yönetici’ deme ihtiyacı duyuyorum.
Hafta sonunda cenazemizin olması nedeniyle Kozan’daydım. Her zamanki gibi sıkıntıları yaşayarak bu yönetici beylere ‘Sizin hiç Allah korkunuz yok mu?’ diye sorma ihtiyacı duyuyorum.
Sizin hiç Allah korkunuz yok mu? Diye sormak istediğim yöneticileri buradan dile getirip ‘adı yönetici’ olan isimlere de ‘Bence sizin Allah korkunuz yok!’ diyerek konuya girelim müsaadenizle…
Kozan Mezarlığı’nda ‘katlı mezarlık’ sistemine geçildi!
Evet, yanlış okumuyorsunuz. Cenazeler üst üste konularak defin ediliyor.
Adana Büyükşehir Belediyesi, ilçeye kayalıkların içine yeni bir mezarlık alanı yaptı. Kullanılamıyor, hatta daha ileriye gidildi. O kadar masraf edilen yer, milli servetin heder olmasına neden oldu.
Yeni yapılan mezarlık kullanılmadığı gibi halen kullanılan mezarlığın yanındaki arsayı kamulaştırarak mezarlığa ilave edilmesi konusunda Adana Büyükşehir Belediyesi ile Kozan Belediyesi, kılını oynatmadı. Adı yönetici olan bu idareciler sayesinde cenazeler üst üste konulmaya devam ediyor.
Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer ile Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı’nın bu manzara karşısında sessiz kalmasını artık cenazelerini üst üste koyan Kozan halkı değerlendirsin!
Sayın Geçer ile Sayın Atlı’ya ‘Sizin Allah korkunuz yok mu?’ diye soruyorum ve Allah korkusu olduğunu bildiğim için o korkuya saygı duyarak harekete geçin diyerek sesleniyorum.
Adana’nın bir İl Müftüsü var. Sayın İl Müftüsünü ne şehrin Valisi, ne Kaymakamı, ne de Adana’nın iktidar partisi olan AK Parti Milletvekilleri sözlerini geçiremediler!
Mezarlıkta musalla taşı yok Kozan’da.
Portatif tekerlekli bir düzenek yapmışlar. Cenazeleri yolun içinde, trafiği durdurarak kıldırıyorlar. Şehit cenazesi geliyor Kozan’a. Devlet erkanı orada. Olup biteni, yolun içinde cenaze namazını görerek, yaşayarak devlet erkanı kılıyor. Bir Allah’ın kulu da çıkıp ‘Musalla taşı niye yok? Yolun içinde cenaze namazını niçin kılıyoruz?’ diye sormuyor.
Müftü Bey, aynı zamanda Diyanet Vakfının da temsilcisi konumunda. Diyanet Vakfına hayırsever olarak arsa bağışlamışız. 8 yıl bitmiş, 9.ncu seneye giriliyor. Arsaya çivi çakılmamış. Adana İl Müftüsüne “bu bağışlanan arsaya cenaze namazı kılınacak geçici bir yer yaptıralım. Belediye de bu konuda yardımcı olacak” diyoruz. Sanki bağışlanan arsa geri alınacak gibi Adana İl Müftüsü ayak sürüyor.
Hem de Adana Valisi Sayın Mustafa Yavuz Beyin de bilgisi olmasına karşın ayak sürüyor.
Arsa bağışında bulunan kişi olarak Diyanet Vakfına dava açıp arsayı yeniden geri talep etme zamanı geldi sanırım. Onu da yapmaktan kesinlikle imtina etmem. Sıra buna geldi…
Allah korkusu olmayanlara sanırım yapılacak iş dava açmak olacak.
Sonuç itibariyle herkes halinden memnun. Bir tek halinden memnun olmayan ben miyim? Bu soruyu da soruyorum kendime. Kozanlılara da akıl erdiremedim. Ağız dolusu mezarlığa cenaze defini sırasında bu Allah korkusu olmayanlara verip veriştiriyorlar. İş eyleme geçmeye gelince sessizliğe bürünüyorlar.
Ben buradan defalarca yazmama, konuyu başta Adana Valimiz ve Kozan Kaymakamımız, Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Kozan Belediye Başkanımıza ulaştırmamıza karşın sonuç ‘elde var sıfır’ olarak ortaya çıkınca yazılı dilekçe ve CİMER yolu başta olmak üzere Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Beye de konuyu bir şekilde iletmeyi görev sayıyorum.
Çözerse ‘Sayın Cumhurbaşkanımız’ çözer diyerek bir de o kanalı denemek istiyorum.
Çünkü Adana’da bu sorun çözülmeyecek!
